Anahtar Parti (A Parti) Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Şahin Karatoprak, ’22 Mart Dünya Su Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin su kaynakları açısından kritik bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, su krizinin artık yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda milli güvenlik sorunu haline geldiğini söyledi.
MEDYA21- Anahtar Parti (A Parti) Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Şahin Karatoprak, ’22 Mart Dünya Su Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin su kaynakları açısından kritik bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, su krizinin artık yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda milli güvenlik sorunu haline geldiğini söyledi. Karatoprak, bilinçsiz su tüketimi, ruhsatsız su kuyuları, tarımsal israf ve uluslar arası baskılar nedeniyle Türkiye’nin su fakiri olma yolunda hızla ilerlediğini savunarak, yetkilileri ivedilikle harekete geçmeye çağırdı.
“FIRAT VE DİCLE ÜZERİNDE OYUN
Türkiye’nin su yönetimi konusundaki uluslar arası baskılara da değinen A Parti İl Başkanı Mehmet Şahin Karatoprak, özellikle Fırat ve Dicle havzası üzerindeki tehlikeye dikkat çekti. Karatoprak, “Türkiye’nin su potansiyelinin yaklaşık üçte birinin Fırat ve Dicle havzasında bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Hidroelektrik enerji üretimimizin yaklaşık yüzde 60’ı bu bölgedeki barajlardan sağlanıyor. Ancak uluslar arası baskılar artarak devam ediyor. 2014 yılında yürürlüğe giren BM Su Yollarının Ulaşım Dışı Su Kullanımına İlişkin Sözleşme ve Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında Türkiye’ye su politikaları konusunda dayatmalar yapılmaktadır. Türkiye’nin bu konuda çok daha güçlü bir diplomatik duruş sergilemesi gerekiyor. Tuz Gölü, Akşehir, Sapanca, Manyas, Beyşehir, Eğirdir ve Burdur gölleri hızla kuruyor. Bu da tarımsal çöküşe ve bölgesel iklim krizine yol açıyor. İç su kaynakları da hızla yok oluyor. Bugün yanlış sulama politikaları ve sanayi atıkları nedeniyle iç su kaynaklarımız hızla tükeniyor. Kuruyan göllerin oluşturduğu ekolojik yıkım, hava kirliliğini artırıyor ve tarımın çökmesine neden oluyor. Türkiye’nin sadece mevcut su kaynaklarını korumakla yetinmemesi, aynı zamanda deniz suyu arıtma tesisleri ve gri su geri dönüşüm projelerini artırarak su arzını genişletmesi gerekiyor.”
İl Başkanı Karatoprak, Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen içme suyu kaynaklarının hızla tükendiğine dikkat çekerek, “Su, yalnızca günlük yaşamımızı sürdürebilmemiz için değil, enerji üretiminden tarıma, sanayiden diplomasiye kadar birçok alanda hayati öneme sahiptir. Ancak, bugün gelinen noktada, Türkiye’de suyun stratejik bir unsur olarak ele alınmadığını görüyoruz. Ruhsatsız su kuyuları nedeniyle yeraltı su kaynaklarımız kontrolsüzce tüketiliyor. Yeraltı su rezervlerinin yüzde 35’ini oluşturan bu kaynaklar, savaş, nükleer saldırı veya biyolojik tehditler karşısında en güvenilir içme suyu rezervlerimizdir. Ancak, denetimsizlik nedeniyle bu kaynaklar da hızla tükenmektedir” dedi.
Su yönetiminin devlet politikası haline getirilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Karatoprak, suyun milli güvenlik stratejisine entegre edilmesi gerektiğini, Türkiye’nin gelecekte su krizi yaşamaması için uzun vadeli ve kapsamlı bir su yönetimi politikası geliştirmesi gerektiğini de vurguladı. HABER MERKEZİ