• DOLAR
    12,4902
    %4,09
  • EURO
    14,1332
    %4,94
  • ALTIN
    714,43
    %3,53
  • BIST
    1.776
    %-2,35
BOZAN: ANADİLDE EĞİTİMDEN YANAYIZ

BOZAN: ANADİLDE EĞİTİMDEN YANAYIZ

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin ‘Kürtçe eğitim, pedagojiye uygun değil’ sözlerine tepki göstererek, Saadet Partisi’nin anadilde eğitimden yana olduğunu söyledi.

MEDYA21– Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fasih Bozan, CHP’den ayrılarak, Memleket Partisi’ni kuran Muharrem İnce’nin katıldığı bir televizyon programında Kürtçe’ye yönelik sözlerine tepki göstererek, Saadet Partisi’nin tüm dillerde olduğu gibi Kürtçe’de de anadilde eğitimden yana olduğunu açıkladı.
Saadet Partisi İl Başkanı Bozan yaptığı yazılı açıklamada, Memleket Partisi Genel Başkanı İnce’nin sözlerine tepki göstererek, “Sayın Muharrem İnce katıldığı bir televizyon programında, ‘Kürtçe eğitim, pedagojiye uygun değil’ demiş. Anlaşılıyor ki, Sayın Muharrem İnce yaşadığı coğrafyanın gerçeklerinden bihaber. İsmine ‘Memleket Partisi’ dediği partinin Genel Başkanı olarak, memleketteki tüm farklılıkları bir zenginlik görüp, herkesi kucaklayan ve herkes için insan haklarını savunan bir anlayışta olmasını beklerdik. Anadil kişinin doğarken evinde konuştuğu dildir. İnsanın doğuştan gelen temel haklarından biri de anadilidir. Ve her insanın ana diliyle konuşması, eğitim ve öğretimini yapması ve hayatın her alanında kullanması temel insan haklarındandır” dedi.
‘HİÇ BİR IRK VE DİL DİĞERİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR’
İl Başkanı Bozan, hiçbir ırkın ve dilin diğerinden üstün olmadığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Kaldı ki insana Allah’ın verdiği ayrı bir meziyettir. Rum suresi 22. Ayeti kerimede ‘Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için ibretler vardır.’ Dolayısıyla hiçbir ırk veya dil, diğer bir ırk veya dilden daha üstün veya daha aşağı değildir. Bunun aksini savunanlar inanç değerlerini, demokrasi anlayışlarını, insan haklarını, adalet ve eşitlik anlayışlarını tekrar gözden geçirmelidirler. Maalesef ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ olarak tescil edilen Lozan Antlaşması imzalandıktan sonra, kurucu kadro ideolojik bir dönüşüm geçirdi ve zamanla ‘birleştirici ümmet ve yurtseverlik’ anlayışı yerine ‘etnik milliyetçi’ bir anlayışa dönüştü. Resmi devlet politikası halini alan bu ‘etnik milliyetçi’ anlayışının hem geçmişte, hem de bugün halen ısrarla sürdürülmesi, Türkiye’deki Kürt meselesinin de en temel sebebi olduğunu söyleyebiliriz.
‘ÜLKEMİZİN BİRLİK, BERABERLİĞİNE ZARAR VERMİŞTİR’
Diğer ırkları inkar eden, bu ‘etnik milliyetçi’ zihniyetindeki hükümet, 1924’te, resmi bir kararla Kürt okulları, örgüt ve yayınlarını yasakladı. Tek parti rejimi kökleştikçe, Kürtçe’ye yönelik yasaklamaların kapsamı genişledi ve tonu şiddetlendi. Büyük-küçük yerleşim yerlerinin Kürtçe olan isimleri keyfi bir biçimde değiştirildi. Kürtlerin, kendi çocuklarına, kendi anadillerindeki istedikleri bir ismi vermeleri yasaklandı. Çarşı pazarda anadillerini konuşmaları cezai yaptırımlar uygulandı. 1930’ların Hükümet Başkanı İsmet İnönü, ‘Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur’ diyerek, faşizan, ırkçı, milliyetçi, inkar ve asimilasyonu savunmuştur.”
SAADET PARTİSİ ANADİLDE EĞİTİMDEN YANADIR
Kürtçe eğitim görmemiş bir doktor veya öğretmen gelip Hakkari’de Kürt halkına hizmet verebildiğini anımsatan Bozan, şöyle devam etti:

“Eğitimini Kürtçe almış bir doktor veya öğretmen de İzmir’de hizmet verebilir. Dar bir çerçevede düşünmek doğru değildir. Bu tür konuşmalar, ırkçı ve inkarcı bir zihniyetin, sakat ve çifte standartlı bir anlayışın dışa yansımasıdır. Bu düşünce, Pedagojik değil tamamen ideolojiktir. Sayın Muharrem İnce’nin maksadını aşan ve bir dil sürçmesi olduğuna inanmak istiyor ve gerekli düzeltmeyi yapacağına inanıyorum. Ancak herkes biliyor ki, Kürt halkı müstakil bir halk olarak vardır ve dili Kürtçedir. Diğer halkların dilleri ne kadar kutsal, ne kadar değerli ise Kürt halkının dili de o kadar kutsal ve değerlidir. Diğer dillerin eğitimi ne kadar haksa, Kürtçenin eğitim ve öğretimi de o kadar haktır. Diller bir iletişim aracıdır. Konuştuğunuz dil, Türkçe, Kürtçe, Arapça veya İngilizce… Hangi dil olursa olsun önemli olan ne anlattığınızdır. Saadet Partisi olarak, Kürt halkının Anadil eğitiminin ve ana dil kullanımının önündeki tüm engellerin kaldırılması ve bu hakların anayasal güvence altına alınmasından yanayız. Herkesin ana dilini, kültürünü ve her türlü insan haklarını eşit ve adil kullanabildiği Saadetli bir gelecek diliyorum.” HABER MERKEZİ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?